Ihlas Su Arıtma Hangi Ülkenin? Edebiyatın Dönüştürücü Etkisiyle Bir İnceleme Kelimeler, bir anlam taşımanın ötesinde, bir dünyayı inşa eder. Her kelime, bir anlatının parçasıdır ve bu anlatılar, zamanla insanları dönüştüren bir güce sahiptir. Bir hikaye, bir roman ya da bir şiir, dünyanın karmaşık gerçekliklerini ve insan deneyimlerini bizim için anlaşılır kılar. İşte, “Ihlas Su Arıtma” gibi bir markanın ardında da bir anlatı yatmaktadır. Su arıtma cihazı sadece bir teknolojik araç değil, suyun arınması gibi bir değişimin, tıpkı kelimelerle yapılan bir metin çözümlemesi gibi, bir toplumda yarattığı etkileri gözler önüne serer. Şimdi, bu markanın ait olduğu ülkeyi edebiyatın dilinden çözümlemeye çalışalım.…
Yorum BırakKumaş ve Hikaye Yazılar
Cümlede Koşul Nasıl Bulunur? Geleceğe Dair Merak Edilenler Hadi, bir anlığına durup düşünelim: Gelecekte cümleleri analiz ederken, koşul kavramına nasıl yaklaşacağız? Yani, bir gün, yapay zeka bizlere “koşul” içeren cümleleri neredeyse anında tespit edebilecek seviyeye gelecek mi? İnsanlar olarak, dilin bu ince yönlerini nasıl anlayacağız? Koşul, dilin en ilginç, bazen en kafa karıştırıcı yapılarından biri. Bu yazı, sadece dil bilgisiyle ilgili bir keşif değil, gelecekteki dilin nasıl evrileceğine dair sorularla dolu bir beyin fırtınası olacak. Hadi, gelin hep birlikte geleceğe dair bu dili keşfetmeye başlayalım! — Koşul Cümlesi Nedir? Geleneksel anlamda koşul, “Eğer… ise…” yapısıyla tanımlanır. Yani, bir şeyin gerçekleşmesi…
Yorum BırakKoşullu Tepki Nedir? Bilimsel Bir Bakışla Anlatımı Bazen bir davranış, belirli bir uyarana karşı geliştirilir. Bu uyarana karşı verilen tepki ise koşullu tepki olarak adlandırılır. Ama nedir bu koşullu tepki ve nasıl işler? Gelin, bu kavramı hem bilimsel açıdan hem de günlük hayattan örneklerle keşfedelim. Koşullu tepki, Pavlov’un ünlü deneylerinden biriyle ortaya çıkmıştır. 1900’lü yılların başlarında Rus fizyolog Ivan Pavlov, köpekleri kullanarak bir dizi deney yaptı. Pavlov’un deneyinde, bir ses (zilin çalması) başlangıçta köpekler için anlamlı değildi. Ancak bu zil sesi, her defasında onlara yiyecek verildiğinde çalındı. Zamanla köpekler, zil sesini duyar duymaz, yiyecek beklentisiyle salyalarını akıtmaya başladılar. Yani, zil…
Yorum BırakMerhaba sevgili okurlarım, Bugün sizlere, belki de çocukluğumuzun en temel matematiksel kavramlarından biri olan kesirleri anlatacağım. Hani şu “yarım pizza” veya “çeyrek çikolata” dediğimizde aklımıza gelen o basit ama bir o kadar da önemli kavramlar. Kesirler, aslında hayatımızın her anında karşımıza çıkar; bir dilim ekmek, bir parça pasta, bir çeyrek saat… Hepsi kesirlerle ifade edilir. Peki, bu kavramları ne kadar derinlemesine biliyoruz? Gelin, birlikte keşfe çıkalım. Kesirler: Temel Kavramlar Kesirler, bir bütünün eşit parçalara bölünmesiyle elde edilen matematiksel ifadelerdir. Temelde üç ana kavramdan oluşurlar: Bütün: Parçalara ayrılmamış, tam olan bir nesne. Örneğin, bir bütün elma. Yarım: Bir bütünün iki eşit…
Yorum BırakEn Ağır Romatizma Hangisi? Güç, İdeoloji ve Toplumsal Düzenin Rölatif Etkileri Günümüz toplumlarında, hastalıklar sadece bedensel değil, toplumsal, kültürel ve ideolojik bir boyuta da taşınmış durumda. Bir siyaset bilimcinin gözünden bakıldığında, romatizma gibi bir hastalığın toplumsal gücün, iktidarın, ve vatandaşlık ilişkilerinin bir yansıması olup olmadığına dair ilginç sorular ortaya çıkabilir. Hangi romatizma türü ‘en ağır’ kabul edilebilir? Toplumların hastalıklar üzerindeki algıları ve bu algıların iktidar yapılarıyla nasıl iç içe geçtiği, bu soruya verilecek yanıtı şekillendiriyor. Erkeklerin stratejik ve güç odaklı bakış açıları, kadınların ise demokratik katılım ve toplumsal etkileşim odaklı bakış açılarıyla harmanlanarak bu konuda farklı bakış açıları doğuruyor. Peki,…
Yorum BırakSpoiler: “İnsanın kişilik özellikleri nelerdir?” sorusu kulağa masum gelir; ama çoğu zaman insanı sadeleştiren, bağlamı silen ve güç ilişkilerini görünmez kılan bir konfor alanıdır. “İnsanın kişilik özellikleri nelerdir?” sorusunun konforu ve kör noktaları Şunu baştan söyleyeyim: Bu soruyu seviyoruz çünkü düzen vaat ediyor. Birkaç etiket, iki test, üç cümlelik bir rapor… ve karşımızdaki “çözüldü.” Oysa kişilik; mizac, karakter, değerler, alışkanlıklar, travmalar, kültür ve sınıfın kesişiminde akan bir süreçtir. Listeleme refleksi, bu akışı dondurur. Peki neden hâlâ “kişilik özellikleri”ni paketleyip pazarlıyoruz? Çünkü öngörü illüzyonu satması kolaydır. Ama kolay olan doğru mu? Bilimsel çerçeveler: Beş Faktör’ün ışığı ve gölgesi “Kişilik özellikleri” denince…
Yorum BırakBitkiler Bizi Anlar Mı? Felsefi Bir Deneme Bir filozof olarak, sürekli olarak “gerçek” hakkında sorular sorarız. Gerçeklik, bilgi ve varlık üzerine düşündükçe, bazen en sıradan olan şeyler bile sorgulama gereği doğurur. Bugün, en basit görünen fakat derin felsefi sorulara kapı aralayan bir konuya odaklanacağız: Bitkiler bizi anlar mı? Bu soruyu sorarken, temel amacımız, bitkilerin bilinçli varlıklar olup olmadığını, dünyayı nasıl algıladıklarını ve biz insanlar ile aralarındaki ilişkiyi sorgulamaktır. Bitkiler bizleri anlamak gibi bir kapasiteye sahip olabilirler mi? Yoksa biz, yalnızca kendi algılarımızla onları anlamaya çalışıyor muyuz? Bu yazıda, etik, epistemoloji ve ontoloji çerçevesinde bitkilerin bizleri “anlama” kapasitesini sorgulayacağız. Etik Perspektif:…
Yorum BırakYerinde Duramayan İnsana Ne Denir? Enerji Fazlası İnsanların Komik Evrimi Bazı insanlar vardır ki yanlarında durduğunuzda bile yorulursunuz. Hani daha sabah kahvesini içmeden evi baştan aşağı toplayan, beş dakikada üç proje planlayan, akşam yemeği düşünürken aynı anda tatil rotası çıkaran tiplerden bahsediyorum. İşte bugün, bu bitmek bilmeyen enerjiye sahip efsanevi türü konuşacağız. Hazırsanız, koltuğunuza yaslanın ama fazla rahat etmeyin… Çünkü bu insanlar gibi yerinde duramayacaksınız! — Yerinde Duramayan İnsana Ne Denir? Önce tanımı yapalım: Yerinde duramayan insana genellikle “enerjik”, “hiperaktif”, “kıpır kıpır” ya da halk arasındaki samimi tabirle “durduğu yerde duramayan” denir. Ama bu tanımlar, onların ruhunu tam olarak yansıtmaz.…
Yorum Bırak“Türkiye’de kaç Katolik var?” sorusu, sadece bir sayı peşine düşmek değil; hafızamızı, bugünümüzü ve yarın kuracağımız çoğulcu dili yoklamak demek. Sokak aralarında çan sesine karışan gündelik gürültüleri seviyorum: bir kilise kapısının eşiğinde turistler, içeride dua eden bir çift; aynı mahallede ezanla açılıp kapanan dükkânlar… Rakamlar buz gibi durur, ama bu toprağın hikâyesi sıcaktır. Gelin, sayıyı konuşurken hikâyeyi de kaçırmayalım. Türkiye’de Katolik nüfus, dünya ölçülerine göre çok küçük; ama istatistikten ibaret değil: göç, eğitim, sağlık ve kültürel miras alanlarında etkisi beklediğinizden daha görünür. Türkiye’de Kaç Katolik Var? (Kısa, Net ve Kaynaklı) En güncel, kurumsal kaynağa dayanan açık sayı: yaklaşık 36.000 vaftizli…
Yorum BırakAyak Zamanla Büyür Mü? Ayaklarımız, hayatımız boyunca birçok değişim geçirir. Çocukluk döneminde hızla büyüyen ayaklar, ergenlikte duraklama noktasına gelirken, yetişkinlikte de çeşitli faktörlerle yeniden şekil alabilir. Peki, ayaklarımız gerçekten zamanla büyür mü? Bu sorunun cevabı, biyolojik süreçler, yaşlanma etkileri ve yaşam tarzı gibi birçok unsura bağlıdır. Ayak Gelişimi ve Büyüme Süreci Çocukluk döneminde ayaklar hızla büyür. Kız çocuklarında bu süreç genellikle 13, erkek çocuklarında ise 15 yaş civarında tamamlanır. Bu dönemde ayak uzunluğu ve genişliği önemli ölçüde artar. Ancak, ergenlik sonrası ayak büyümesi durur ve yetişkinlikte sabitlenir. Yani, genellikle 20’li yaşların başında ayaklar tam olarak gelişir ve büyüme sona erer.…
Yorum Bırak