Bilge Erkek Mi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme
Bilgelik ve Cinsiyetin Dönüşen İlişkisi
Toplumlarda “bilgelik” genellikle bir erdem olarak kabul edilir ve tarih boyunca genellikle erkeklerle ilişkilendirilmiştir. Ancak, toplumsal cinsiyet normlarının evrilmesiyle birlikte bu eski kalıp sorgulanmaya başlanmıştır. Herkesin “bilge” olma kapasitesine sahip olduğu bir dünyada, bu özelliklerin cinsiyetle ilişkilendirilmesi ne kadar doğru? İşte bu soru, sadece bireylerin kendisini değil, toplumun kolektif anlayışını da sorgulayan bir noktadır.
Sokakta, toplu taşımada, işyerinde sıklıkla karşılaştığım küçük ama anlamlı sahneler, bu sorunun yanıtını bulmamda etkili oldu. Erkeklerin, bilgelik gibi kavramlarla ilişkilendirilmesi, çoğu zaman toplumdaki “güç” ve “otorite” anlayışına dayanıyor. Bir kadının “bilge” olarak algılanması ise, nadiren toplumun ilk aklına gelen bir şey.
Bilgelik: Erkekler ve Kadınlar İçin Farklı Şekillerde Tanımlanıyor
Toplumda erkeklerin, daha soğukkanlı, mantıklı ve karar verici olarak kabul edilmesi, onların “bilge” olma ihtimallerini daha yüksek bir noktaya taşıyor. Çeşitli sosyal ortamlarda, bir kadın fikir belirttiğinde genellikle duyarlılık ve empati gibi özelliklerle ilişkilendiriliyor, fakat erkeklerin önerileri genellikle “mantıklı” ve “doğru” kabul ediliyor. İşyerinde bunun örneklerine sıkça rastlıyorum. Erkek çalışanların daha fazla söz hakkı bulması, daha fazla takdir edilmesi ve uzmanlık konularında görüşlerine daha fazla değer verilmesi, çoğu zaman toplumsal cinsiyetin bu güçlü etkilerinden kaynaklanıyor.
Bir gün metrobüste yaşadığım bir sahne aklıma geliyor. Yanımda oturan yaşlı bir kadının, telefonuyla uğraşan bir genci uyardığına şahit oldum. “Oğlum, dikkat et, başına bir şey gelir,” demişti. Kadın, uzun yıllar boyunca “başkalarına dikkat etme” ve “sorumluluk al” rollerini benimsemişti. Genç adam ise ona yalnızca “tamam, abla” diyerek geçiştirdi. Burada toplumsal cinsiyetin etkisi açıkça görülüyordu. Kadın, bir tür “bilgelik” ile yaşadığı deneyimlerini aktarmak istiyordu, ancak toplumsal algı ve güç dinamikleri nedeniyle bu uyarı, bir bilgelik önerisinden çok, “yaşlı kadın” tavsiyesi olarak algılandı.
Toplumsal Cinsiyet ve Bilgelik: Kadınlar Hangi Engellerle Karşılaşıyor?
Kadınlar için bilgelik kavramı, daha çok duygusal zeka ve ilişkilerle ilişkilendiriliyor. Bunun sonucu olarak, toplumsal algı, kadının “bilgeliğini” duygusal ve empatik bir bağlamda sınırlıyor. Oysa bilgelik sadece duygusal olgunluk değil, aynı zamanda stratejik düşünme ve derin bilgi gerektiren bir kavramdır. Kadınlar için bu, çoğu zaman iki kat zorlayıcı hale gelir çünkü toplum, onların bu derinlikteki düşünceleri ve yönlendirmeleri daha çok “nazik” ya da “yardımcı” bir rol olarak görür.
Bir kadın olarak bu durumu daha çok iş yerinde gözlemliyorum. Özellikle genç kadın yöneticilerin, takım arkadaşlarından gerçek bir “saygı” görmekte zorluk çektiğini sıkça görüyorum. Bir yönetici olarak, kadınların aynı sözleri söylediklerinde genellikle daha fazla sorgulanıyor ya da sert olarak algılanıyorlar. Bu, erkeklerin liderlik ve bilgelik gibi kavramlarla daha kolay özdeşleştirilmelerinin bir yansımasıdır. Çeşitli toplantılarda, erkekler “doğal lider” olarak kabul edilirken, kadınların söyledikleri çoğu zaman daha az ciddiye alınabiliyor.
Erkeklerin Bilgelik Algısı ve Çeşitliliği
Erkeklerin bilgelik anlayışı da kişisel deneyimlerden ve sosyal koşullardan oldukça farklılık gösterebilir. Sokakta karşılaştığım bazı erkeklerin, yaşlılarla sohbet ederken gösterdikleri anlayış ve merhamet, onların “bilge” olarak algılanmalarını sağlasa da, bu durum yalnızca bir erkek için geçerli değildir. Bilgelik, yaş, deneyim ve gözlemlerle ilişkilendirilen bir özellik olduğunda, kadınlar da doğal olarak bu özelliği kazanabilirler.
Çeşitliliğin artmasıyla birlikte, bilgelik kavramının daha esnek ve kapsayıcı hale geldiğini görmek mümkündür. Kadınlar ve erkekler arasındaki bu dengeyi yeniden tanımlamak, daha adil bir toplum inşa etmenin temel adımlarından biridir. Örneğin, toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarında aktif olarak yer alan bir arkadaşım, kadınların toplumsal alanda daha fazla yer alması gerektiğini savunuyor ve bunun bir anlamda “bilgelik” gerektiren bir mesele olduğunu belirtiyor. Bu, sadece toplumsal değil, aynı zamanda ekonomik ve politik bir sorumluluktur.
Bilge Erkek Mi? Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Sosyal Adalet Perspektifi
Sonuç olarak, bilgelik tek bir cinsiyetle özdeşleştirilemeyecek kadar kapsamlı bir kavramdır. Hem erkekler hem de kadınlar, farklı bağlamlarda bilgelik gösterebilirler, fakat bu toplumsal algıya ve gücün nasıl dağıldığına bağlı olarak değişir. Toplumda bilgelik daha çok erkeklerle özdeşleştirildiyse de, kadınların da toplumsal alanda daha fazla görünürlük kazanması gerektiği aşikardır.
Bilgelik, toplumsal cinsiyetin etkisinde şekillenebilir, ancak herkesin kendi yaşam deneyimlerinden kaynaklanan eşit bir potansiyele sahip olduğuna inanmak, sosyal adaletin temellerini oluşturur. Cinsiyet, bir kişinin bilgelik kapasitesini belirleyemez. Bu, sadece toplumun mevcut yapısının ve değerlerinin yeniden gözden geçirilmesiyle aşılabilecek bir engeldir.